Modern dans, 20. yy başlarında geliştirilmiş bir dans şeklidir. Modern danslar terimi, 20. yy balo dansları kategorisi için de kullanılmış olmasına rağmen, terim anlamıyla modern dans genellikle 20. yy konser dansını ifade eder. 1900'lerin başında Avrupa'da az sayıda dansçı klasik balenin katı kısıtlamalaına karşı isyan etmeye başladı. Klasik bale tekniğinden, kostüm ve ayakkabılarından sıyrılarak, bu modern dans öncüleri, serbest dansı uyguladılar. Amerika'da Loie Fuller, Isadora Duncan, Ruth St. Denis ve Martha Graham, kendi serbest dans stillerini geliştirdiler ve koreografileri ve öğretileriyle Amerikan modern dansının temellerini attılar. Avrupa'da Rudolf Laban, Émile Jaques-Dalcroze, Alvin Ailey and Francois Delsarte, Avrupa modern ve ekspresiyonist danslarının gelişmesini sağlayan öğretim metodları ve vücut hareketleri hakkında teoriler geliştirdiler.
Tarihçe Serbest Dans
1891- Loie Fuller ( burlesque etek dansçısı) ipek kostümlerinin üzerindeki ışıklandırma etkisi kullanarak denemelerine başladı. Fuller, devrim niteliğindeki ışıklandırma ekipmanı ve yarısaydam ipek kostümleriyle bir arada kullandığı doğal hareket ve doğaçlama tekniklerinden oluşan bir form geliştirdi.
1903- Isodora Duncan, Friedrich Nietzsche'nin felsefesinden ve antik Yunanlılar'ın doğal ve serbest dansının “geleceğin dansı” olduğuna dair bir inançtan etkilendiği dans tekniğini geliştirdi. Duncan, doğal ve manevi kavramlara dayalı, “saf dansın” “yüksek bir sanat” olarak kabul edilmesi gerektiğini savunan bir “dans felsefesi” yarattı.
1905-Ruth St.Denis, aktris Sarah Bernhardt ve Japon dansçı Sado Yacco'nun etkisi altında kaldı. St. Denis, Hint kültürü ve mitolojisinden yaptığı aktarımlarını geliştirdi. Performansları kısa zamanda popüler oldu ve bir yandan Doğu kültürü ve sanatları üzerine araştırmalar yaparken bir yandan da geniş çapta turnelere çıktı. Fuller, Duncan ve St.Denis, sanatlarını kabullenecek daha geniş çapta seyircilere ulaşabilmek için tüm Avrupa'yı dolaştılar. İçlerinden sadece Ruth St. Denis Amerika'ya geri döndü ve sanatına devam etti. Isodora Duncan 1927'de Paris'te öldü. Fuller'in sanatıysa Avrupa'nın dışında çok destek görmedi.
Erken Dönem Modern Dans
1915'te Ruth St. Denis, eşi Ted Shawn'la birlikte Denishawn okulunu ve dans kumpanyasını kurdu. St. Denis, işin yaratıcı kısmının çoğundan sorumluyken Shawn, teknik ve kompozisyon öğretiyordu. Martha Graham, Doris Humphrey ve Charles Weidman bu okulun öğrencileri ve dans kumpanyasının da üyesiydiler.
1923'te Graham Greenwich Village Follies'te solo sanatçı olarak çalışmak için Denishawn'dan ayrıldı.
1928'te Humphrey ve Weidman leave Denishawn kendi okulları ve kumpanyalarını (Humphrey-Weidman)kurmak için Denishawn'dan ayrıldılar.
1933'te Shawn kendi erkek dans grubu olan Ted Shawn ve Erkek Dansçıları grubunu kurdu. Bu grup, Shawn'un Lee, Massachusetts'de bulunan Jacob's Pillow çiftliğinde kurulmuştu. Erken dönem modern dansçılar, öğretmenlerinin teknikleri ve kompozisyon metodlarından sıyrıldıktan sonra modern dans uygulamasına temel oluşturan kendi metodlarını, ideolojilerini ve dans tekniklerini geliştirdiler.
Martha Graham (ve Louis Horst) -
Doris Humphrey ve Charles Weidman -
Helen Tamiris – aslen serbest hareket (Irene Lewisohn) ve bale (Michel Fokine) eğitimi alan Tamiris kısa bir süre Isadora Duncan'la çalıştı ancak onun bireysel ifade ve lirik harekete verdiği önemden hoşlanmadı. Tamiris her dansın kendi etkileyici anlamlarını yaratması gerektiğine ve bundan ötürü bireysel bir stil ya da teknik geliştirmeyeceğine inanmıştı. Bir koreograf olarak Tamiris, eserlerini hem konser dansında hem de müzikal tiyatroda kullanılabilen Amerikan temalarını baz alarak oluşturdu.
Lester Horton - Modern dansın merkezi New York'tan kilometrelerce uzaktaki Kaliforniya'da çalışmayı seçen Horton,yerel Amerikan dansları ve modern caz gibi çeşitli elementleri bir araya getiren kendi yaklaşımını geliştirdi. Horton'un dans tekniği olan Lester Horton Tekniği, esneklik, güç, koordinasyon ve ifade özgürlüğü sağlayan vücut farkındalığını içeren bir bütün vücut yaklaşımını vurgular.
Avrupa Modern ve Ekspresiyonist Dans
Émile Jaques-Dalcroze ( eurythmics ) -
Rudolf Laban -
Kurt Jooss -
Mary Wigman -
Harald Kreutzberg –
Sanat olarak Dans
1927 senesinde gazeteler Walter Terry ve Edwin Denby gibi dans eleştirmenlerini devamlı olarak görevlendirmeye başladılar. Terry ve Denby, performanslara, müzik veya drama seyircileri olarak değil hareket uzmanları olarak yaklaşıyorlardı. Eğitimciler, kolej ve üniversite müfredatlarına, modern dansı öncelikle beden eğitiminin bir parçası olarak sonra da bir performans sanatı olarak kabul ettiler. Çoğu kolej öğretmeni,1934 senesinde Bennington Koleji'nde kurulan Bennington Dans Yaz Okulu'nda eğitim gördü.
Modern Dansın Gelişimi
Modern dansın kurucuları, eserlerini hikaye yapısındaki antik mitler ve efsaneler üzerine kurmaya devam ederken, onların öğrencileri olan “radikal dansçılar” dansı, potansiyel bir değişim aracı olarak görüyorlardı. Büyük Bunalım'dan ve Avrupa'daki faşizm tehdidinin yükselmesinden rahatsız oldukları için ekonomik, sosyal, etnik ve politik krizleri dramatize ederek bu konulardaki bilinçliliği arttırmaya çalıştılar.
Hanya Holm- Mary Higman'ın öğrencisi ve Dresden'deki Wigman Okulu'nda öğretmen olan Holm, 1931 senesinde New York Wigman Dans Okulu'nu kurarak (1936 senesinde Hanya Holm Stüdyo'ya dönüştü.) Wigman tekniğini, Laban'ın uzaysal dinamikler teorilerini ve daha sonra da Amerikan modern dansı için yarattığı kendi dans tekniğini tanıttı. Başarılı bir koreograf ve Bennington'da düzenlenen ilk Amerikan Dans Festivali'nin (1934) kurucu sanatçısıydı. Holm'un dans eseri Metropolitan Daily, NBC'de yayınlanan ilk modern dans kompozisyonu olurken; bir diğer eseri Kiss Me, Kate (1948)'in labanotasyon (Rodolf Laban tarafından bulunan hareket notasyon sistemi. Dans hareketlerinin notasyonu için de kullanılır. Avrupa'nın bazı yerlerinde Kinetografi Laban olarak bilinir) skoru, Amerika'da telif hakkı alınan ilk koreografi oldu. Holm, konser dansı ve müzikal tiyatro alanlarına yayılan geniş çapta koreografiler yaptı.
Anna Sokolow- Martha Graham ve Louis Horst'un öğrencisi olan Sokolow, kendi dans kumpanyası olan Circa'yı 1930'da yarattı. Dramatik, çağdaş imgeler sunan Sokolow'un kompozisyonları genellikle soyuttu. Bu kompozisyonlarda insan hayatının tüm aşamaları gözler önüne seriliyor, zamandaki gerilim ve yabancılaşma ve insan hareketinin “gerçeği” yansıtılıyordu.
José Limón- Doris Humphrey ve Charles Weidman'la çalıştıktan sonra 1946'da Limón, Anat Direktörü olarak Humphrey ile beraber kendi kumpanyasını kurdu. Humphrey'in danışmanlığında Limón, imzası niteliğindeki dansı, Moor's Pavane' ı yarattı (1949). Limón'un koreografik eserleri ve tekniği, çağdaş dans uygulamalarında hala güçlü bir etkiye sahiptir.
Merce Cunningham- Martha Graham'la birlikte bir icracı ve eski bir bale öğrencisi olan Cunningham, New York'taki ilk solo konserini 1944'te John Cage ile beraber sahneledi. Cage'in etkisi altında kalan ve modernist ideolojiyi benimseyerek postmodern süreçler kullanan Cunningham koreografiye, “şans prosedürleri”ni ve “saf hareket”i; 20. yy. dans tekniklerinin cannon una ise Cunningham tekniğini tanıttı. Doğrusal, climactic ve psikolojik olmayan soyut eserleriyle postmodern dansın temellerini atmış oldu
Erick Hawkins-George Balanchine'in öğrencisi olan Hawkins, solo bir dansçı ve Martha Graham'ın dans kumpanyasının ilk erkek dansçısı oldu. 1951'de kinesiyolojinin (vücut hareketi hakkında çalışma) yeni bir alanıyla ilgilenmeye başladı. Kendi okulunu açtı ve ismiyle anılan tekniğini (Hawkins tekniği) geliştirdi. Bu teknik, somatik dans tekniklerinde bir öncü oldu.
Paul Taylor- Juilliard Müzik Okulu ve Connecticut Koleji Dans Okulu'nun öğrencisi olan Taylor, 1952'de Amerikan Dans Festivali'nde gösterdiği performansla bazı büyük koreografların dikkatlerini çekti. Sırasıyla Merce Cunningham, Martha Graham ve Geroge Balanchine'in kumpanyalarında çalıştıktan sonra 1954'te Paul Taylor Dans Kumpanyası'nı kurdu. Günlük jestlerin kullanımı ve modern ideoloji, Taylor'un koreografisinin karakteristik özellikleriydi. Paul Taylor Dans Kumpanyası'nın üyeleri arasında; Twyla Tharp, Laura Dean, Dan Wagoner Senta Driver bulunuyordu.
Alwin Nikolais-Hanya Holm'un öğrencisi Nikolais, yalnızca postmodern dansı değil, 1960'larda Judson Dans Tiyatrosu'nun yapmasından önce dans teknolojisini de (Loie Fuller'in yaptığı gibi) etkilemiştir. Nikolais, Maskeler, Props ve Mobiller (1953), Totem (1960, ve Geri Sayım (1979) gibi eserlerinde multimedyadan faydalandı. Bu eserler diğer koreograflar tarafından karşılanamamıştır . Nikolais çoğunlukla dansçılarını kısıtlı mekanlarda ve kısıtlı kostümlerle, komplike ses ve sahnelerle sunarak, dikkatlerini, önlerine koyduğu engellerin fiziksel olarak üstesinden gelmeye odaklardı. Dansçıyı kendini ifade etme sanatçısı olarak değil, fiziksel mekan ve hareketin özelliklerini araştırabilen bir yetenek olarak görürdü. Afro-Amerikan Modern Dans Modern dansın gelişimi, Afro-Amerikan dans sanatçılarını, “saf” modern dans mı, Afrika ve Karayip etkileriyle harmanlanmış modern dans mı yaptıklarına bakmadan kucaklar.
Katherine Dunham- Afro-Amerikan dansçı ve antropolog, esasen balerindi. İlk kumpanyası Ballet Negre'yi 1936'da, daha sonra Katherine Dunham Dans Kumpanyası'nı Chicago, Illinois'de kurdu. Dunham, kendi adını taşıyan tekniğini öğrettiği okulunu ise 1945'te New York'ta açtı. Katherine Dunham Tekniği, Afrika ve Karayip hareketlerinin (esnek gövde ve omurga, pelvis, kol ve bacakların izolasyonu ve poliritmik hareket ) bale ve modern dans teknikleriyle harmanlanmasından oluşur.
Pearl Primus-dansçı, koreograf ve antropolog Primus Afrika ve Karayip danslarını büyük sıçrayışlarla karakterize edilen güçlü dramatik eserler yaratmak için kullandı. Primus çoğunlukla, danslarını siyahi yazarların eserlerine ve ırksal konulara, Afro-Amerikan konulara dayandırırdı. Langton Hughes'in Zenci Nehirleri Konuşuyor (1944) ve Lewis Allen'in Yabancı Meyve (1945) eserlerine dayanan dans eserleri yarattı.Primus'un dans kumpanyası,Afro-Amerikan, Karayip ve Afrika etkilerinin modern dans ve bale teknikleriyle harmanlandığı metodunun öğretildiği Pearl Primus Dans Dili Enstitüsü'ne dönüştü.
Alvin Ailey-Lester Horton ve daha sonra da Martha Graham'ın öğrencisi olan Ailey konser ve tiyatro dansı üzerine çalışarak bir kaç yıl geçirdi. 1930'da Ailey ve bir grup genç Afro-Amerikan dansçı, New York'ta Alvin Alley Amerikan Dans Tiyatrosu olarak performans sergilediler.Ailey esilenme açısından kendi kanlı Teksas hatıralarına, blues'e, “spiritüel”lere (içinde dini metinler olan Afro-Amerikan şarkı) ve İncil'e başvururdu. En popüler ve ciddi olarak beğenilen eseri, Vahiylerdir (1960).
Modern Dansın Mirası
Modern dansın mirası, 20. yy. konser dansı formlarının kökeninde görülebilir. Çoğunlukla farklı dans formları üretilmesi rağmen yeni ufuklar açan pek çok dans sanatçısı, serbest dansa doğru uzanan genel bir mirası paylaşırlar.
Postmodern ve Çağdaş Dans
Hem postmodern dans hem de çağdaş dans, modern dans tarafından kurulan esaslar üzerine inşaa edilmiş ve 20. yy. konser dansının daha geniş bir kategorisinin parçası olmuşlardır.Postmodern dans, modern dansa doğrudan ve karşıt bir cevap olurken, çağdaş dans modern ve postmodern dansların ikisini de esin kaynağı olarak kullanır.
Martial Arts Club hakkındaki gelişmelerden
haberdar olmak için listemize üye olun.