Ruhaniyet

AIKI JUTSU'NUN sonundaki JUTSU'NUN zanaat anlamında teknikler sistemini göstermesine karşın, AI KI DO kelimesinin sonundaki “ DO “ ruhanî bir yola işaret etmektedir. Bir çok insan bu farkın IAI JUTSU ve IAIDO, JU JUTSU ve JUDO, KEN JUTSU ve KENDO arasındaki fark kadar önemli olduğunu düşünmektedir. Diğerleri ise, bu ayırımı tarihsel olarak yanlış ve bir bakıma doğal olmayan bir ifade olarak görmektedirler. Örneğin, kelime anlamı ile DO ruhani yolu, JUTSU da sanatın tekniğini ifade etmektedir. Bu yüzden kimileri, Aikido'nun hem ruhani bir yol ( DO ) hem de teknik çalışma ( JUTSU ) içerdiğini iddia ederler. Ancak bu “ DO “ yazılımı Japon savaş sanatlarının SAMURAI ya dayanan ZEN yolunu yansıtan bir açıklamadır.

UESHIBA, fiziksel teknikte ustalaşmanın önemli olmasına karşın, çalışmaların nihai amacının bu olmadığını öğretmişti. Onun öğretisine göre, fiziksel olarak yapılan teknik egzersizleri sırasında, öğrenilen prensipler evrenseldir ve hayatın her yönüne, her safhasına adapte edilebilir. Bir defasında öğrencilerine ayaklarını nasıl hareket ettireceklerini, ayaklarını hareket ettirdiklerinde de zihinlerini nasıl hareketlendireceklerini öğrettiğini açıklamıştı. Zamanla UESHIBA'NIN sitilinin yumuşadığı, daha akışkan bir hale geldiği, yaşlandıkça daha kolayca teknik icra ettiği konusunda fikir birliği bulunmaktadır. Kimileri, bu sanatın ruhanî tarafına doğru bir kayma olmasından kaynaklandığını öne sürerken, diğerleri bunun UESHIBA'NIN fiziksel teknikte gittikçe daha da ustalaşmasından kaynaklanan doğal bir sonuç olduğunu iddia etmektedirler. Bu konuda UESHIBA'NIN ölümünden beri çeşitli yorumlar ortaya atılmaktadır. Aikido'nun fiziksel tekniklerini farklı yorumlayan, bunların altında yatan prensiplere ve ruhanî kavramlara farklı vurgular yapan bir dizi Aikido okulu vardır. Bu durum büyük ölçüde, her okulun UESHIBA'NIN gençliğinde veya yaşlılığında onunla birlikte çalışmış kurucusunun Aikido'nun hangi noktasında bulunduğunun bir sonucudur. Çünkü UESHIBA, Aikido'yu uzun bir süreç içerisinde geliştirmiştir. Bu uzun süreçte de sonradan Aikido öğretmeni olan bir çok öğrencisi olmuştur. UESHIBA önceki teknik çalışmalarında daha çok fiziksel güce dayanma eğilimindeyken, daha sonraki çalışma safhalarında ruhanî konulara daha çok eğilmiştir. Ancak, özellikle SENSEI den SENSEI ye kayda değer değişiklikler bulunduğu ve artık bir Aikido bütününün gerçekte kurulmasının imkânsız olduğu düşünülürse, bu durum fazlaca büyütülmemelidir. Neticede bu durum da zaten Aikido'nun zenginliğini ifade etmektedir.

Kimi Aikidokalar “ Fiziksele karşı ruhsal “ ayırımının yanlış bir tutum olduğunu veya Aikido branşlarını bir kalıba sokmak adına bunu başarısız bir deneme olarak görmektedirler. Meselâ KI Aikido topluluğu, Aikido'nun fiziksel tekniğinden çok Aikido'nun ruhsal kavramlarına ağırlık veren bir okul örneğidir.

KI

KI ; her hangi bir kişinin, potansiyel veya eylem halindeki doğal bir gücü, örneğin saldırganın gücünü, dizginleyerek, kontrolü altına alması, onu istediği biçimde kullanabilme, ona hükmetme kabiliyetidir. İşte kişinin bu kabiliyeti Aikido tekniklerinde ustalaşmak için, Aikido da asli bir bölümdür. Saldırıya hükmetme, saldırıyı iktidarıyla yönetme, olayın tümüne, hareketin her safhasına, ruh akıl ve beden üçlüsünü bir ederek muktedir olma. Bu kavram kişinin ruh, akıl ve beden kabiliyetlerine göre zuhur ettiğinden, henüz tam olarak tarif edilememiştir.

Ancak ne var ki, yine de “ KI “, Aikidoka'lar tarafından, çoğunlukla “ Nefes gücü “, “ Enerji “, bazen de “ Ruh “ olarak tercüme edilir. Buradaki KI, QI – GONG da ki “ QI “ ile aynı fakat TAI – CHI de ki “ CHI “ den farklıdır. Bir AIKIDOKA, birinin ( ki genelde yüksek dereceden bir öğretmen olur ) çok fazla KI çalıştığını yada KI sinin yüksek derecede olduğunu söylediği zaman, söz konusu kişinin tekniğini kullanmada yüksek bir harmoni derecesi geliştirdiğini ifade etmek istemiştir. Aikido'da zamanlama, doğru mesafeyi algılama ve kontrol ( MA AI – DE AI ) ve merkeze odaklanmış kararlı ( Dengeli ) bir zihin ( FUDO SHIN ) ve vücudun koordineli bir biçimde kullanılması ( AIKI ) çok önemlidir. Öğretmenlerin çoğu kişisel KI mizi vücudun ağırlık merkezi olarak tanımlayabileceğimiz, karının yaklaşık 5 – 10 cm aşağısında ve göbeğin ( HARA ) arkasında konumlanmış ( SEIKA NO ITTEN ) “ Bir nokta “ ya yerleştirmemiz gerektiğini iddia ederler. Çalışmalarda öğrencinin KI sini koruması için HARA sını devamlı kontrol etmesi gerektiği vurgulanır. Çok yüksek derecedeki öğretmenler bazen, teknikleri gözle görülür biçimde çok az enerji kullanarak hatta bazen rakibin vücuduna dokundukları bile görülmeden uygulamalarını mümkün kılan bir koordinasyon seviyesine ulaşırlar. Esasında, KI ağırlık merkezi, güç kaynağının merkezi, kuvvet / hız kaynağının merkezi, ve düşünce / irade merkezinin uyumlu bir biçimde bir araya geldiğinde hissedilir. Ancak bu merkezler fiziksel büyüklükleri, nitelikleri ve nicelikleri açısından birbirlerinin eşdeğeri değildir. Bu yüzden KI, kişinin hareket üzerinde ince bir kontrol sahibi olması için yapılan çalışmaların biyomekanik, zihinsel ve ruhsal, tüm yönlerini de içine alır. Dolayısıyla bu merkezler üzerinde uyumla hükmetme babında ne kesinlikte ulaşılacağına dair ruhani bir yol keşfedilmelidir. Gerçek Aikido çalışmalarının da amacı budur. Bu bakımdan KI yi ruh akıl ve beden üçgeninden ayrı mütalaa etmek her zaman geri dönüşü olmayan çıkmaz bir yoldur. Eğer KI hakkında kişi bir şey öğrenmek istiyorsa, kendinden, kendi ruh, akıl ve beden birlikteliğinden öğrenmelidir. Kişi KI yi bu kendi kavramlarını keşfedebildiği ölçüde ve bu kavramlarını bir edebildiği ölçüde öğrenir. Tabii ki, KI nin ruhani yorumları, bazı okullar ruhanî yöne diğerlerinden daha fazla ağırlık verdikleri için kişinin çalıştığı AIKIDO okuluna göre çok değişiklik gösterir. Örneğin AIKIKAI DOJO'LARI, KI ile ilişkili çalışma aktivitelerine YOSHINKAN DOJO larının harcadığından çok daha fazla zaman harcama eğilimindedirler. KI nin Aikido'da ki önemi inkâr edilemez. Neticede bu savaş sanatının adı KI ile bir olmanın yolu veya KI ile harmoninin yolu şeklinde tercüme edilir. Ancak KI nin ne olduğu disiplin içerisinde pek çokları tarafından hâlâ tartışılmaktadır. Tartışılmaya da devam edeceğe benzemektedir. Bu konuda, MORIHEI UESHIBA nın kendisi geçen zaman içerisinde kendi konusuna bakışını değiştirmiş gibi görünmektedir. TAKEMUSU AIKI – SHOBU AIKI örneği bunun bir tür kanıtıdır. Örneğin savaştan önce O SENSEI nin öğretilerini büyük ölçüde takip eden YOSHINKAN AIKIDO, doğası gereği O SENSEI nin daha genç, daha şiddetli ve daha az ruhsal olduğu zamanları yansıttığı için çok daha savaşçıdır. MITSUGI SAOTOME SHIHAN ise SHOBU AIKI den bahseder. Şu alıntı meseleyi daha da basitçe ifade ediyor : “ KI ye inanmayabilirsiniz, ama yine de faydalanacaksınız. KI yi nefes veya ruh olarak düşünseniz de, basitçe fazla analiz etmekten kaçınsanız da, bu savaş sanatının KI den azamî fayda sağladığı her Aikido öğrencisinde açıkça görülür. Bu yüzden KI daha çok ruhanîlikle de ilişkilendirildiği için, Aikido daha ruhani savaş sanatlarından biri sayılır. Ve hareket eden ZEN' i ifade der. “ Kimileri KI nin fiziksel varlığına inanmamakta ve onu ; ruh, niyet, gevşeme ve kontrol yoluyla fiziksel ve psikolojik yapının koordinasyonunu öğretmede kullanılacak bir mefhum olarak görmeyi tercih etmektedirler. Bu Aikidoka'lar KI nin psikolojik ve ruhanî yönlerinin fazla vurgulanmasını hoş karşılamama eğilimindedirler. Öte yandan ruhani odaklı çalışmalar yapan kimi Aikidoka'lar, KI nin fiziksel varlığının olduğuna ve boşluk yoluyla iletilebileceğine inanmaktadırlar. Bunlar “ Evrenin KI si “, “ Genişleyen KI “ vb. gibi bazı sofistike kavramlardan yararlanma eğilimindedirler. Bazı insanlar ruhaniyete olan ilgilerini kaybetmişlerdir. Yada ruhaniyeti hiç hissetmezler. Buna rağmen Aikido'nun cazibesini ve güzelliğini de taktir etmekten kurtulamazlar. Ruhanî yaklaşımda olmayan okulların olması, bu şekilde düşünen insanların da Aikido'nun tadını çıkarmalarına ve ondan faydalanmalarına imkân sağlamaktadır. Benzer şekilde bazı insanlar da Aikido'nun fiziksel / savaşçı doğasından hoşlanmamakta ve ruhanî yönünü en önemli özelliği olarak görmektedirler. Bunlar da ruhanîyete önem veren Dojo'lardan faydalanmaktadırlar. Her şeye rağmen, bir Aikidoka “ KI yi arayışını “ şüphesiz sürdürecektir. Çünkü derin BUDO bilgisi ile konunun gerçeğine bakarsak, AIKI, KIAI nin tersidir.

Başkaları tarafından arayışının adı ne şekilde konmuş olursa olsun. O SENSEI de tüm öğrencileri gibi sadece bir Aikidoka olduğunu ve daha öğrenmenin başında olduğunu söylemiştir. Neticede kimilerinin “ DO “ su ne olursa olsun, AIKI, KI den yalıtılamaz. Bu da aranan Aikido hazinesinin bitmez tükenmez kıymetini ifade eder.

Beden

Yukarıda Aikido bir spor değildir demiştik. Ancak bütün savaş sanatlarının talimleri bedeni gerekli şartlara alıştırmak için yapılan birer beden eğitimidir ve mutlaka Aikido'da da bedenin bir eğitimi vardır. Bu bakımdan bedensel yada fiziksel Aikido çalışmaları bilinen güncel beden eğitimi kuralları içerisinde mütalaa edilebilir.

Fiziksel Aikido çalışmaları ; fiziksel olarak formda kalma, bedensel esneklik ve bedensel gevşeme içindir. Kısacası çalışmaların amacı her an savaşmaya hazır, esnek, enerjik ve zinde bir bedene sahip olmaktır. İnsan vücudundaki kaslar kasılarak çalışırlar . İnsan vücudunda beş çeşit kas kasılması vardır. Bunlar: İzometrik kasılma, İzotonik kasılma, Konsantrik kasılma, Ekzantrik kasılma, İzokinetik kasılmalardır. Ancak kaslar tek tek değil, gurup halinde çalışırlar. Bu eylem de dört ayrı çalışma gurubu şeklinde gerçekleşir. Bu guruplar da : Agonist gurup hareketi, Antogonizma gurup hareketi, Şinersizma ( Sinergist ) gurup hareketi ve Fiksasyon gurup hareketleridir. Aikido çalışmalarında bu kasılma ve gurup hareketleri çeşitlerinin, hemen, hemen hepsini görmek mümkündür. Bu bakımdan Aikido eşsizdir ve fitness için son derece faydalıdır. Aikido çalışmalarında kasların hacmi ve gücü artarken, kasların en verimli şekilde çalışmalarına da olanak sağlanmış olur. Aikido çalışmalarında kısa sürede gözlenen değişiklikler; ruhsal sükûnet ve zindelik kazanmanın yanında, kaslarda esneme, güçlenme ve irade ile yapılan hareketlerde koordinasyonun gelişmesidir. Bilinçli Aikido çalışmalarında ağır egzersizlerin vücuda yüklediği sakatlıklardan veya dezavantajlardan hiçbiri görülmez. JUMBI adı verilen ( WARM UP ) ısınma ve esneme egzersizleri ile başlayan çalışmalar kan dolaşımını hızlandırıcı, solunumu güçlendirici, eklemleri kuvvetlendirici egzersizlerdir. Ayrıca sadece bu egzersizler Aikidoka'yı hazır tutar, sinir sistemini güçlendirir ve insan psikolojisine olumlu etkilerde bulunur. Aikido çalışmalarında, kaslardaki Konsantrik kasılmaların yanı sıra, Ekzantrik kasılmalar daha ağırlıktadır. Konsantrik kasılmalarda kasın gerilimi ( Tonüsü ) sabit kalırken kasın boyu kısalır ( Yâni kas çalışır ). Yapılan mekanik iş pozitiftir. Örneğin ağırlık kaldırma gibi. Ekzantrik kasılmalar sırasında ise, kasın gerilimi (Tonüsü ) sabit kalırken, kasın boyunda uzama meydana gelir ( Yâni kas çalışır ). Negatif mekanik bir iş yapılır. Merdiven inme, yokuş aşağı yürüme, kollarla bir ağırlığın yukardan aşağı doğru indirilmesi gibi. Bu tür kas kasılmaları daha çok DANS, BUZ PATENİ, ALETLİ JİMNASTİK ve AIKIDO gibi tüm vücudun hareket halindeki aktivitelerinde etkindir. AIKIDO, DANS, BUZ PATENİ ve ALETLİ JİMNASTİK gibi aktivitelerde vücut, koordine bir şekilde kasılıp, gevşeyerek düzgün, uyumlu ve estetik bir biçimde hareket etmeyi öğrenir. Yaratılıştaki insan hareketliliği için gücün bu iki türü de çok önemliyken, Ekzantrik güce hakim olan bir kişinin savaş sanatları bağlamında, kendinden çok daha iri yada çok daha güçlü bir rakibi genellikle alt edebilmesi de ilgi çekicidir. Bunun sebebi, Konsantrik gücün büyüklüğünün en fazla kaslarımızın kütlesi, maksimum gücü ve performansı ölçüsünde olabilmesidir. Oysa Eksantrik güç, Aikido'da kullanıldığı gibi, kendinizden beklemediğiniz kadar büyük olabilir. Bunun nedeni ise tüm vücudunuzla hareket halinde olmanızdır. Böylece bir noktaya göre sabit kalıp, yalnızca bazı kaslarınızın üzerinde çalışıp, onları germektense, gevşemeyi ve vücudunuzun en kuvvetli yeri olan, ağırlık merkezinizden hareket etmeyi öğrenirsiniz. Ağırlık merkezinden kaynaklanan güç, hareket sırasında neredeyse bir kamçı haline gelen gevşemiş kol ve bacaklar yolu ile, doğal olarak yayılır. Tabii ki bir kişinin vücudunun bütünündeki güç, bir başkasının sadece kol veya bacaklarındaki güçten çok daha fazla olacaktır. Bu nedenle Aikido vücudu benzersiz bir yolla geliştirerek eğitir. Aerobik fitness, etkili egzersizler yolu ile elde edilir. Eklemlerin oynaklığı ve kasları kemiklere bağlayıcı dokuların ( Kas kirişlerinin ) esnekliği, çeşitli JUMBI hareketleri ile ve teknikler yolu ile geliştirilir. Gevşeme ki, gevşeme olmadan teknikler çalışılamayacağı için, otomatik olarak öğrenilir. Gevşeme Aikido tekniklerinin doğasında vardır. Konsantrik ve Ekzantrik güçlerin dengeli ve koordinasyonla kullanımı başarıldığı zaman, çelimsiz bir insanın bile tüm vücut enerjisi güçlü rakipleri ile boy ölçüşebilir. Bunun yanında, değişik ustalar, çalışmanın değişik yönlerini vurgularlar. Bazı ustalar, vücudun farklı bölümlerini koordine etmek için tekniği uygulama sırasında duruşun önemini vurgularken, diğerleri çalışmanın fiziksel yönleri ile ilgilenir. Her iki yol da, sanatın yukarıda daha detaylı tartışılan aynı temel prensiplerinin yorumlanmasının farklı yollarıdır. Çalışmalarda uygulanan yol ve yöntemler ne olursa olsun, Aikido insan bedenine ve zihnine olağan üştü bir gevşeme sağlar. Bilinçsizce yada kendimizi gösterişin veya rekabetin coşkusuna kaptırarak, iştahla yaptığınız çalışmaların sonunda vücutta meydana gelen aşırı gerginlikler için SHIHATSU' dan faydalanabilirsiniz. Yine de Aikido çalışmaları bütün bunlardan çok daha öte bir şeydir.

Zihin

Bir Aikido çalışması, Ruhsal, Zihinsel ve Bedensel bütünlükte bir çalışmadır. Bu bakımdan Aikido çalışması, ruh, beden ve zihni birbirinden ayrı olarak görmez. Gerçekten de, bu üçünden birinin, olumlu / olumsuz durumu diğerlerini de etkiler. Bu yüzden de, Aikido da kazandığımız fiziksel rahatlama doğal olarak zihinsel rahatlama haline dönüşür. Aynı şekilde, zihinsel olarak gelişen sabır ve güven duygusu gibi duygular, güç ile birlikte rahatça hareket eden vücutta derhal kendini belli eder. Bir Aikido çalışmasında dışardan yada içerden dürtüklenen herhangi bir psikolojik ya da ruhsal anlayış ( Hissediş ) vücuda yansıtılmalı, bunlarla yüzleşilmeli, analiz edilmeli ve mağlup edilmelidir. Yoksa çeşitli baskılar altında bilince çıkan bu tip anlayışlar, aşılarak yok edilmediği taktirde, yeniden bilinç altına kayar, kaybolur ve kişi önceki köklü alışkanlıklarına ve davranış modellerine geri döner. Bir Aikido çalışması, öğrencinin bedensel ve zihinsel çatışmadan kaçmasını, geri çekilmesini değil, onunla yüzleşmesi, onu yenmesi gerektiğini öğretir. Bu sav günlük insan yaşamında da son derece önemlidir. Böylece bir Aikido pratisyeni, son derece somut, basit fiziksel deneyimler yolu ile, hayattaki değişik, karmaşık yaşam durumlarını proaktif ve yapıcı bir yolla karşılamayı onları egzersiz alışkanlıklarıyla analiz etmeyi, onlarla savaşmayı, onları yenmeyi öğrenir. Aikido çalıştıkça, kişinin olaylardan kaçınma, setlerinin arkasına sığınma duygusu, yaşam korkuları ve fobi modelleri bozulur. Bir Aikido çalışması daima doğru zihinsel analizler yapmamızı gerektirir. Buna da zihnimizi alıştırır. Bu alışkanlık hayatımızın değişik bölümlerine de yansır.

Aikido'ya yeni başlayan öğrencilerde önceleri, AIKI karakteristiğine uymayan bir çok duygu gözlemlenir. Örneğin, başta öğrencide çoğu kez dışarıya karşı sertlik ve şiddet şeklinde yansıyan, içsel baskı ve çatışmalar saptanır. Öğrenci öğrendiği mücadele yöntemlerine paralel olarak zamanla içsel baskı ve çatışmalarını başarı ile yenmeyi öğrenir. Bu çalışmalardan; dürüst, cesur, alçak gönüllü, bencilliğinden sıyrılmış, karşısındakini nazarı itibara alan, rahatsız edici şartlar karşısında hem güçlü hem de sabırlı, yumuşak başlı olan yeni bir insan karakteri ortaya çıkabilir. Bu gün Aikido psikolojide ve iş çevrelerinde, çatışma çözme stratejilerinin uygulanmasında ve yayılmasında yüksek oranda kullanılmaktadır. Dünyanın bir çok ülkesinde insanlar, Aikido felsefesini hayat kalitelerini iyileştirmek için kullanmaktadırlar.

 
Süha Ertekin’le Tai Chi Dersleri Martial Arts Club’da 16 Ocak’tan Itibaren Basliyor...  
 
Artik Sir Yok!  
 
Martial Arts Club'dan haberler...  
 
Türkiye’nin En Büyük Uzak Dogu Savas Sanatlari Kulubü Açildi.  
 
Guru Ercüment Ipekçioglu, Martial Arts Club'da...  
 
Martial Arts Club hakkındaki gelişmelerden haberdar olmak için listemize üye olun.  
  Adınız Soyadınız  
   
  E-Mail Adresiniz