Tarihçe

Savaş sanatlarının tarihçesi uzun ve evrenseldir. Muhtemelen her kültürde, toplumun her sınıf ve seviyesinde, aile biriminde, köy gibi küçük topluluklarda ve hatta etnik gruplarda kendine has bir savaş sanatı var olmuştur. Kuzey Çin'de daha çok Çinli Müslümanlar arasında uygulandığı söylenen bir tekmeleme sanatı olan t'an t'ui bir örnektir. Dövüşme sistemleri,çatışma ve savaş stratejileriyle birlikte öğrenme de insanlar arasında yayılabilir hale geldiği için gelişme içerisinde görünmektedir. Endonezya ve Filipinler gibi bazı yerlerde bu köy dövüş sistemleri çokluğu hala görülebilir.

Her savaş sanatı sistemi ve her okulunun kendi tarihçesi vardır. Genelde iki kategoriye ayrılır: yakın tarihçe ve eski tarihçe.

Yakın tarihçe, bu bağlamda nispeten doğrulanabilir: Öğretmen kimden öğrendi? Nerede çalıştı? Başka hangi sanatları çalıştı ve bu sanatları kendi öğretimiyle nasıl birleştirdi? Kendi öğretmeni,ona öğretme izni verdi mi? Öğretmenin sınıfa ders verirkenki hedefleri neler?

Bu son soruyu biraz açıklamak gerekiyor. Bazı sınıflarda, öğrenciler öncelikle turnuvalarda başarılı birer yarışmacı olmaları için eğitilirken, başka sınıflarda öğrencilere kendilerini, beklenen bir takım durumlar karşısında etkili şekilde savunabilmeleri öğretiliyor. Kimi sınıflardaysa eski geleneği korumak öğretiliyor.Farklı çeşitlerdeki bu sınıfların uygulamadaki detayları da oldukça farklı olacaktır.

Eski tarihçe ise çok daha zordur. Aslında çoğu sistem için eski tarihçe daha çok, doğrulanabilir kanıtların yokluğundan yararlanarak öğrenciler arasında kulaktan kulağa yayılan bir efsanedir. Efsane olması gerçek olmadığı anlamına gelmez ancak böyle bir tarihçenin önemi onun gerçekliğine dayalı değildir. Bu tip bir efsanenin savaş sanatının gelişimine etkisi muhtemelen iki yüzyıl (sanatın öğretmenden öğrenciye geçtiği en az beş kuşak) önceki olayların etkisinden daha büyük olacaktır. Dolayısıyla savaşçılara ait olduğuna inanılan bir sanat, fazlasıyla yetenekli rakiplere karşı savaş alanındaki etkinliğe ve silah kullanımına odaklanırken savunma amaçlı olduğu düşünülen bir sanat ise saldırıyı ve birden fazla rakibi şaşırtmaya yönelik reaksiyonlar üzerine odaklanacaktır.

Savaş sanatlarının tüm dünyadaki tarihçesi bu sebepten hayli karışıktır. Bir yandan çoğu insan kendilerini korumak ve etkili dövüş teknikleri geliştirmek zorunda kalmışken öbür yandan bu tekniklerin çoğu yüzyıllar içerisinde askeri olarak eskimiştir. Kırsal kesimde yaşayan bir kişi için bile köyünün güvenliğini tehdit edecek insanların, kılıç yerine otomatik tüfeğe sahip olacak olması daha olasıdır. Dahası, bir savaş sanatını korumak oldukça güçtür. Bunu yapabilmek için iyi bir öğretmenin elinde uzun yıllar ders görmek gerekir ki sanat bir başka kuşağa aktarılabilsin. Bu yüzden, bir savaş sanatının günümüz kültüründe varlığını sürdürebilmesi ve popüler olması nispeten az görülen bir olaydır ve bunu başarabilen her sanatın benzersiz bir tarihçesi vardır. İlerideki bölümlerde bazı savaş sanatlarının artan popüleritesi tartışılacaktır.
 
Süha Ertekin’le Tai Chi Dersleri Martial Arts Club’da 16 Ocak’tan Itibaren Basliyor...  
 
Artik Sir Yok!  
 
Martial Arts Club'dan haberler...  
 
Türkiye’nin En Büyük Uzak Dogu Savas Sanatlari Kulubü Açildi.  
 
Guru Ercüment Ipekçioglu, Martial Arts Club'da...  
 
Martial Arts Club hakkındaki gelişmelerden haberdar olmak için listemize üye olun.  
  Adınız Soyadınız  
   
  E-Mail Adresiniz